Kahve Posası Yolu Döken Kadın Ceza Aldı, Bilim İnsanları Uyardı: Görünmeyen Tehlike
Londra’da bir kadının kahve posasını yola dökmesi sonucunda aldığı ceza, bilim insanlarının dikkat çektiği görünmeyen bir kirliliğe işaret ediyor. Kahvenin ve özellikle sütlü kahve artığının su yollarına ulaşması, balıklar ve diğer su canlıları için ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.
Bir Türk İngiltere’de Cezalandırıldı
Daily Mail’in haberine göre; Batı Londra’da yaşayan Burcu Yeşilyurt, kamuya açık bir rögar kapağına kahve döktüğü için Çevre Koruma Yasası’nın 33. maddesi kapsamında cezalandırıldı. Richmond Belediyesi cezayı iptal etse de, uzmanlar bu tür davranışların zararlı olabileceğini vurguluyor.
Ciddi Çevresel Sorunlara Yol Açabilir
Sokaklardaki yüzey suyu giderlerinden akan atıklar doğrudan nehir ve akarsulara iletildiğinden, sokaklara dökülen bile küçük miktarlardaki kahveler ciddi çevresel sorunlara neden olabilir. MZR Drainage yöneticisi Michael Burrows, sütlü ve şekerli kahvelerin siyah kahveye göre daha zararlı olduğunu belirtiyor. Süt suya karıştığında yüksek Biyolojik Oksijen İhtiyacı (BOD) ile ciddi kirliliğe yol açabilir.
Suyun İçindeki Oksijen Azalıyor
Portsmouth Üniversitesi’nden su kimyası uzmanı Prof. Gary Fones, süt ve şeker atıklarının oksijeni hızla tükettiğini ve su canlılarının oksijensiz kalmasına neden olduğunu açıklıyor. Bu durum balıkların ve diğer canlıların hayatını tehdit ediyor.

İskoçya’da da sütün lavaboya dökülmemesi konusunda uyarılar yapılmasına rağmen, Prof. Fones, Thames Nehri’nde bir damla gibi kalan bireysel dökümlerin ciddi etkilere yol açmak için yetersiz olduğunu söylüyor.
Tıkanmalara ve Diğer Çevresel Tehditlere Neden Oluyor
Kahve, süt ve şeker kalıntıları borularda tıkanmalara yol açabilir. Özellikle kafe ve ofisler gibi dış rögarlara atıkların döküldüğü yerlerde bu durum sıkça yaşanır. Bu tür kalıntılar boruların içinde yapışkan bir tabaka oluşturarak kötü kokulara, yavaş su akışına ve tıkanmalara neden olabilir.

Bu birikimler zamanla devasa boyutlara ulaşabilir. 2017’de Londra’da bulunan bir yağ bloğu, 250 metre uzunluğunda ve 110 ton ağırlığındaydı. Bu yapılar, şehirlerin altındaki kanalizasyon sistemlerinde ciddi sorunlara yol açabilir. Prof. Fones, asıl tehdidin kahveden çok, mikroplastikler, metaller ve toksik kimyasallar olduğunu belirtiyor.