Bu sektörde sabırla sınandım

* Son dönemde hayatında neler oluyor?

– Çok iyiyim. Eski kimliğimi geride bırakıp kabuk değiştirdiğim bir süreçteyim.

* Nasıl bir kabuk değişiminden söz ediyorsun?

– Çok sinirli, oldukça agresif bir adamdım. Şimdi egomu kırmaya ve nefsimi terbiye etmeye çalışıyorum. Çünkü hayatta her istediğimiz olmuyor. Olmadığı zamanlarda da bakış açımızı değiştirebilmeliyiz.

* Bu değişimi yaşamana neden olan neydi?

– Yeni bir eve taşındım. Sonra yalnız kalma isteği başladı. Üstelik bu, bilinçli olarak verdiğim bir karar değildi. Arkadaşlarıma ulaşamamaya başladım. Ben de kendi kendime, “O zaman yalnız kalıp biraz düşünmem gerekiyor” dedim. Aslında geldiğimiz yeri unutmamak lazım. Bir şey istediğimizde hep daha fazlasını istiyoruz. Ben de artık bu isteklere bir sınır koymam gerektiğini fark ettim.

* Sektörle ilgili bir kırılma diye düşünmüştüm.

– Hayır, sektörle ilgili bir durum değil. Sektörel anlamda daha hazır, bomba gibi geri döneceğim inşallah. Bu konuda sabırla çok sınandım. Bu süreçte şuna da inanmaya başladım: Bir şey, olması gerektiği zamanda oluyor. Biz bir şey istiyoruz ama acaba ona hazır mıyız? Bir şeyi isterken “Bedenim ve ruhum buna hazır mı?” diye de düşünmek gerekiyor.

Fotoğraflar: Murat ŞAKA

DOĞRU YOLU BULANA KADAR ÇOK YANLIŞ YOLLARA GİRDİM

* Antalya’dan İstanbul’a uzanan oyunculuk yolculuğuna dönelim. Oyunculuk aşkın nasıl başladı?

– Ben çok yaramaz bir çocuktum. Annem beni iş yerine götürürdü, ben de orada ortalığı birbirine katardım. İş yerinin arkasında bir tiyatro vardı. Annem, “Ben bu çocuğu tiyatroya götüreyim de enerjisini atsın” diye düşünmüş. Ancak o dönem çocuk oyunları yoktu, yetişkin oyunları sahneleniyordu. Reha Özcan’ın oyunlarını da çok izledim. Zamanla oyunları hayranlıkla takip etmeye başladığımı fark ettim. Eve gittiğimde bütün ilgim tiyatrodaki oyunculara ve sahnenin atmosferine yönelmişti. Sanatçıların repliklerini ezberliyor, evde tek başıma bütün oyunu oynuyordum. Oyunculukla somut anlamda tanışmam biraz daha geç oldu. İstanbul’a taşınma sürecinde oyuncu Ayhan Işık’la tanışmıştım. Bir sohbetimiz sırasında bana “Sen oyuncu olmalısın” dedi. O cümle aklıma girdi. Beni oyunculuk eğitimi almam için yönlendirdi. Ardından eğitim aldım.

* Sektöre adım attığında ne gibi zorluklarla karşılaştın? Hayal kırıklığı yaşadığın oldu mu?

– Tabii ki. Eğitim aldıktan sonra ne yapacağımı bilemediğim bir dönem yaşadım. İnsanlarla tanışıyor, görüşmeler yapıyordum. “Film yapacağız, çok iyi bir senaryo var. Ama önce bir eğitim vereceğiz, bunun için şu kadar para yatırman gerekiyor” diyenler oldu. Doğru yolu bulana kadar çok yanlış yollara girdim. Sonunda o yanlışlardan geçerek doğru yolu buldum.

ARAS BULUT İYNEMLİ İLE OYNAMAK İSTERİM

* Son olarak “Tarot: Yeniden Doğuş” adlı sinema filminde rol aldın. Nasıl bir deneyimdi?

– Çok ters köşe bir deneyimdi. Televizyon projelerinde bugüne kadar hep kötü karakterleri oynadım. Oysa ben duygusal bir adamım. Doğru kişiler tarafından, doğru bir platformda içimdeki o taraf ortaya çıkarılırsa bambaşka bir karakter oynayabilirim. “Tarot” biraz buna yaklaştı. Psikolojik gerilim türünde bir işti. Karakterin projeye girişiyle çıkışı arasında inanılmaz bir değişim var. Kendimde bu tarz rolleri daha çok keşfetmek istiyorum. “Tarot” benim için böyle bir deneyim oldu.

* Birlikte kamera karşısına geçmeyi hayal ettiğin bir oyuncu var mı?

– Aras Bulut İynemli. Enerjilerimizin birbirine yakın olduğunu hissediyorum. Oyunculuk tarzını kendime yakın buluyorum. Karşılıklı oynamayı çok istiyorum.

İLİŞKİLER ARTIK SAMİMİYETSİZ

* Geçtiğimiz günlerde Adil Yıldırım’ın podcast programında kadın-erkek ilişkileri üzerine yaptığın açıklamalar çok konuşuldu. Sen ilişkiler konusunda kendini nasıl değerlendiriyorsun?

– Dijital çağda yaşıyoruz ve artık eski ilişkiler yok. Ben de yeni sisteme uyum sağlamaya çalışıyorum. Bir yandan da çevremde gördüklerimi gözlemliyorum. O programda da bu konular üzerine sohbet ettik.

* İlişkilerde en çok eleştirdiğin şey ne?

– Samimiyetsizlik. Özellikle ilk buluşmalarda insanların karşı tarafın duygularına göre hareket ettiğini görüyorum. Onaylanmak için karşısındakine uygun davranıyorlar ama kimse kendisi olmuyor.

DETOKS SÜRECİNDEYİM

* Oyunculuk dışında neler yapıyorsun? Spor ve müzikle ilgilendiğini biliyoruz.

– Bazen çeşitli mekânlarda sahne alıyorum. Bateri çalıyorum. Ancak şu sıralar tamamen bir detoks sürecindeyim. Spor yapıyor, inzivaya çekiliyor ve kendime zaman ayırıyorum. “Ben kimim, bu hayattan beklentim ne, bu işi neden istiyorum?” gibi soruların cevaplarını kendi içimde bulmaya çalışıyorum.

* Ekranlara nasıl bir rolle dönmek istersin?

– Drama oynamayı çok istiyorum. Bizim insanımız da dramayı, o duygusal yoğunluğu ve ajitasyonu seviyor. Ben de kendimi bu alanda göstermek istiyorum.

 

 

Related Posts

© 2026 Karabük Ekonomi | Ekonomi ve Finans - Theme by WPEnjoy · Powered by WordPress